İşyerinde başörtüsü yasağı koşullara bağlı
Uzmanlara göre işverenler başörtüsünü yasaklayabilir, ancak bunun için işin niteliğine dayanan gerekçeler ve tüm çalışanlara eşit uygulanan bir kıyafet kuralı gerekiyor.

On beş yaşındaki bir kızın ailesi, kendisini işe almayan işverenle görüşme yaptı. İşveren, şirket içinde çalışanların dini inançlarını yansıtan kıyafet giymesini yasaklayan bir politika uygulandığını bildirdi. Genç kız, benzer koşullar gerekçesiyle reddedilen tek kişi değil.
Belçika'da griffier (mahkeme kâtibi) olarak çalışan Samira Achbita ile öğretmen olarak çalışan Hadija Amajoud, başörtüleri nedeniyle işten çıkarılmıştı.
İşveren kıyafet kuralı koyabilir, sınırları var
Bir şirket, personelinin kıyafetine ilişkin kurallar belirleyebilir. Örneğin sağlık sektöründe çalışanların oje sürmesi veya uzun tırnakla çalışması yasak olabiliyor; inşaat işçisinin ise ceket, baret ve çelik burunlu ayakkabı giymesi zorunlu. Buradaki amaç güvenlik. Bazı işyerlerinde ise herkesin aynı görünmesini sağlayan kıyafet yönetmelikleri bulunuyor. Bu duruma hâkim, avukat ve polis gibi mesleklerde rastlanıyor.
Tilburg Üniversitesi'nde iş hukuku öğretim görevlisi olan Rez Gaff, konuya ilişkin şunları söylüyor: "Bir şirket çalışanından başörtüsü takmamasını isteyebilir, ancak işe alım sırasında başörtülü çalışan almadığını belirtemez. Kulağa 'tarafsız' bir kural gibi geliyor, ancak ne yazık ki bu genellikle belirli bir inanca sahip kişilerin aleyhine işliyor."
Bir işverenin, çalışanından başörtüsü takmamasını istemesi için geçerli bir gerekçesi olması gerekiyor. Örneğin kişinin işini ancak başörtüsüz olarak gerektiği gibi yapabilmesi böyle bir gerekçe sayılıyor. Bunun için de belirli koşullar aranıyor. İşveren, (potansiyel) çalışan için başka bir pozisyon olup olmadığını araştırmak zorunda. Ayrıca şirketteki kıyafet kuralları hakkında daha başvuru sürecinin başında bilgi vermesi gerekiyor.
Oudegracht Advocaten & Mediators'da iş hukuku avukatı olan Margriet Vegter, Avrupa Adalet Divanı'nın bu koşullar altında işverenin başörtüsü takılmamasını isteyebileceğine karar verdiğini belirtiyor.
Gaff'a göre kıyafet kuralının herkes için aynı olması ve işyerindeki herkesin bundan haberdar olması gerekiyor. Yani haç takan, kipa takan veya türban takan çalışanlar da bu kapsamda değerlendiriliyor.
Vegter ise şöyle diyor: "Ne yazık ki böyle bir politikanın bahane olarak kullanıldığı durumlar oluyor. Bu üzücü, çünkü çalışmak topluma katılmanın önemli bir parçası. Kadınları başörtülerine göre değerlendirmek, onların bu katılımdan dışlanmasına yol açabiliyor."
İtiraz yolları ve süreç
Bir başvuru sahibi veya çalışan, işletmenin kararına itiraz edebilir. Gaff'a göre bunun için College voor de Rechten van de Mens'a (Hollanda İnsan Hakları Kurulu) başvurulabilir. Bu başvuru ücretsiz. Kurulun kararı bağlayıcı değil, ancak bir davada destekleyici unsur olarak kullanılabiliyor.
Hollanda'da ayrıca Juridisch Loket'e (Hukuk Danışma Noktası) başvurulabilir. Buradan haklar ve itiraz yolları hakkında kolay erişilebilir bilgi alınabilir. Dava açılması halinde kararın çıkması birkaç ay sürebiliyor. Amajoud ve Achbita her ikisi de dava açtı, ancak her iki davada da haklı bulunmadı.
Vegter, "Benim için özellikle önemli olan, kadınların ne giyeceklerine başkalarının değil kendilerinin karar vermesi. İşverenlerin seçimlerinin sonuçlarının gerçekten farkında olmaları güzel olurdu. Ve umarım çeşitliliğe açık olurlar, çünkü bu bir kuruluş için zenginleştirici olabilir" diyor.
Bu haber NU.nl Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

NVWA: Skuişi dumpling oyuncakları sağlığa zararlı değil
Hollanda Gıda ve Tüketici Ürünleri Güvenliği Kurumu NVWA, popüler skuişi dumpling oyuncaklarında sağlık riski bulunmadığını açıkladı.

Loenen'deki savaş mezarlığı 500 mezar kapasitesiyle genişletildi
Hollanda'nın Loenen kentindeki Ulusal Savaş Mezarlığı, gelecekteki çatışmalarda hayatını kaybedecek askerler için 500 yeni mezar kapasitesiyle genişletildi.

Schulden hulp: 20 milyon avro kalıcı destek
Hükümet, borç sorunları başlayan kişilere ulaşmak için yıllık 20 milyon avro ayırdı. Belediyelerin iki kat daha fazla kişiye ulaşması hedefleniyor.

IJssel Nehri'nde düşen su seviyesi nedeniyle tek yönlü seyir başlıyor
Düşen su seviyesi nedeniyle IJssel Nehri'nin bazı bölümlerinde cuma gününden itibaren tek yönlü seyir uygulanacak. Gemiler Almanya'dan gelirken 300 kilometre daha uzun yol almak zorunda kalacak.

