NU.nl yazarı Digger filmini izleyicilere önerdi
NU.nl yazarı, Tom Cruise'un başrolde olduğu Digger filmini gişede başarısız olmasına rağmen iklim krizi üzerine güçlü bir taşlama olarak değerlendirdi.

NU.nl'nün De broeikas köşesinde kaleme alınan bir yazıda, Tom Cruise'un başrolde oynadığı Digger filminin gişede büyük bir başarısızlık yaşadığı belirtilirken, filmin iklim krizi üzerine dikkate değer bir taşlama sunduğu ifade edildi. Yönetmen Alejandro González Iñárritu'nun filmi, vizyona girdiği üç hafta içinde yapım bütçesinin yalnızca küçük bir bölümünü geri kazanabildi.
Yazıda, filmin ilk hafta sonunda sinemaya gitmediğini belirten yazar, Iñárritu'nun son filmlerini yorucu bulduğunu da ekledi. Ancak filmi sonradan izledikten sonra okuyuculara iki saatlerini Digger'a ayırmaları çağrısında bulundu.
Filmde neler anlatılıyor?
Tom Cruise, filmde dünya çapında bir petrol imparatorluğunun başındaki Digger Rockwell karakterini canlandırıyor. Film, Rockwell'in ölmek üzere olan kedisinin yanında uyanmasıyla başlıyor. Ardından Kuzey Kutbu'nda bir sondaj platformunda buz tabakasının kopma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıyla bir kriz ortaya çıkıyor.
Yazara göre film, baştan sona abartılı bir taşlama sunuyor. Cruise'un Teksas aksanından yüzündeki kalın makyaja, sürekli açgözlülüğünü ve bencilliğini vurgulayan diyaloglara kadar her şey abartılı işlenmiş. Soluk renkler ve sağlıksız görünen karakterler ise İsveçli absürdist Roy Andersson'un işlerinden esinlenmiş.
Kopan buz kütlesi Avrupa'ya doğru ilerleyerek felakete yol açma tehlikesi oluşturuyor. Riz Ahmed'in canlandırdığı bir iklim bilimci, "Milyonlarca Avrupalının hayatı artık rüzgar yönüne ve okyanus akıntılarına bağlı" diyor. Yazar, buz kütlesinin daha büyük bir şeyi simgelediğini belirterek geleceğin de okyanus akıntılarına bağlı olabileceğini ifade ediyor.
Filmin zirvesi ise ortalarında yaşanıyor: Ahmed ve Cruise'un karakterleri, Avrupa Parlamentosu'nun kâbus gibi bir versiyonunda birer konuşma yapıyor. Yazar, bu sahnede iklim sorununun ve petrol bağımlılığının etkili ve enerjik biçimde işlendiğini söylüyor.
Dr. Strangelove ile karşılaştırma
Yazıya göre Digger, Stanley Kubrick'in 1964 tarihli nükleer silahlanma yarışını hicveden klasiği Dr. Strangelove ile aynı tonu yakalıyor. Ancak birçok eleştirmen Digger'ı daha çok başarısız bir versiyon olarak görüyor ve pek gülmediklerini belirtiyor.
Yönetmen Joe Dante'nin (Gremlins) Sight & Sound dergisine anlattıklarına göre, Dr. Strangelove vizyona girdiğinde de durum pek farklı değildi. Dante, "New York'ta açılış günü izledim ve kimse gülmedi. Belki Küba krizine fazla yakındı ya da bu seyirci için fazla moderndi" demişti.
Yazar, Digger'ın da onlarca yıl sonra Dr. Strangelove'un yanında taşlama klasikleri arasında yer alabileceğini düşünüyor. Ancak filmin gücünü tam anlatabilmek için önemli bir sürprizi bozmak gerektiğini belirtiyor.
Filmin yarım saatinde Tom Cruise'un aslında Digger Rockwell hakkında bir tiyatro oyununda başrol oynayan bir aktör olduğu ortaya çıkıyor. O ana kadar izlenenler provadır. Pencerelerin arkasındaki gerçek dışı manzaralar minyatürlerden, Digger'ın tuhaf kedisi ise gerçekte bir kukladan oluşuyor. Ancak oyunda anlatılan felaket gerçekte yaşanmıştır. Provada Cruise'un kendisi de iklim değişikliğinin sonuçlarıyla yüzleşir: kızı şiddetli bir fırtınada kaybolmuştur.
Yazara göre film bu ek katmanla sanatın ve taşlamanın gücüne ve güçsüzlüğüne dair yorum yapıyor. Fossil Fools adlı oyunun bir kült hit haline geldiği ve dünyanın yaşadığı felakete rağmen gülmenin bir yolunu sunduğu görülüyor. Yazı, bunun değerli olduğunu ancak son sahnenin de gösterdiği gibi iklim sorunlarını azaltmadığını vurguluyor. Ayrıca oyunun, şimdi Palantir benzeri bir şirketin başında olan Digger'ın yeğeni tarafından finanse edildiği ortaya çıkıyor.
Yazıda Donald Trump'ın ortaya çıkışından bu yana 'onun' Amerikası'nda taşlamanın imkansızlığı üzerine çok şey söylenip yazıldığına da yer veriliyor. Yazara göre aynı durum iklim krizi için de geçerli; bu konuda iyi espriler yapabilen sanat neredeyse yok. Digger cesur bir girişim sunuyor ancak çift katmanlı yapısıyla gerçekliğin gülmeyi neredeyse imkansız kıldığını da gösteriyor.
Bu haber NU.nl Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Rob Kemps annesine veda ile Brel yolculuğunu anlattı
Rob Kemps, annesi hospiste yatarken Jacques Brel'in mezarına 14 bin kilometrelik yolculuk yaptı. Bu hikâye yeni gösterisi Laat me niet alleen'in temelini oluşturuyor.

Rob Kemps annesini ve Jacques Brel'i tiyatro oyununda buluşturuyor
Rob Kemps, annesinin son günlerinde Jacques Brel'in mezarını ziyaret ettiği yolculuğu ve annesiyle vedalaşmasını yeni tiyatro oyunu 'Laat me niet alleen' ile sahneye taşıyor.

Máxima ve Alexia, Zaandam'daki partide görüldü
Kraliçe Máxima ile Prenses Alexia, Amsterdam Dance Event kapsamında Zaandam'da düzenlenen bir partide görüldü.

Vaiz Nienke, dans eden gençlere kot pantolon ve spor ayakkabıyla seslendi
Wageningen'deki Aboretumkerk'te düzenlenen rave partisinde vaiz Nienke, DJ Domineetrixx adıyla gençlere seslendi; org yerine house ve trance müziği çalındı.

