Pro'nun Avrupa fraksiyonunda bölünme: Kırmızı mı yeşil mi?
Yeni kurulan Progressief Nederland partisinin sekiz Avrupa Parlamentosu üyesi, sosyal demokratlar ve Yeşiller arasında ikiye bölündü. Parti bu ay yapılacak referandumla karar verecek.

Yeni kurulan Progressief Nederland (Pro) partisi, hem kırmızı hem yeşil olmak istiyor. Ancak Avrupa Parlamentosu'nda partinin bir tercih yapması gerekiyor. Sekiz Avrupalı parlamenter bu konuda ikiye bölünmüş durumda: dördü sosyal demokratlara, dördü Yeşillere katılmak istiyor.
Pro'nun Avrupalı parlamenterleri bu hassas konu hakkında ilk kez açıkça görüş bildirdi. Parti sözcüsü, parlamenterlerin iki farklı siyasi grup içinde görev yaptığını ve iki aileyle de bağlarını sürdürmek istediklerini belirtti. Ancak bir seçim yapmaları gerekirse Yeşiller'in Yeşiller'e, sosyal demokratların da sosyal demokratlara katılmak isteyeceğini ifade etti.
Komisyon önerisi ve üye referandumu
Parti yönetimi, konuyu incelemek üzere iki kişilik bir komisyon kurdu. Eski PvdA üyesi Mariëtte Hamer ve eski GroenLinks üyesi Nel van Dijk, Pro'nun sosyal demokratlara katılmasını önerdi. Parti yönetimi bu öneriyi kabul etti. Bu ay sonunda yapılacak üye referandumuyla karar verilecek.
Pro'nun dört 'yeşil' Avrupalı parlamenteri bugün LinkedIn üzerinden Avrupa Yeşiller Partisi'ni (EGP) tercih ettiklerini açıkladı. Tineke Strik, "Pro'nun değerlerine en yakın partiye katılıyorum. Bilimsel analizler bunun Yeşiller olduğunu gösteriyor" dedi.
İki siyasi aile arasındaki farklar
Pro'nun seçebileceği Avrupalı partilerin her birinin Avrupa Parlamentosu'nda ayrı bir grubu bulunuyor. Sosyal demokratlar 135 sandalyeyle ikinci büyük grup. Yeşiller ise son seçimlerde oy kaybederek 53 sandalyeyle altıncı sırada.
İki siyasi aile birçok konuda birbirine yakın olsa da belirgin farklılıklar var. Yeşiller iklim ve çevre konularına daha fazla vurgu yaparken, sosyal demokratlar iş, gelir dağılımı ve sosyal güvenlik konularına odaklanıyor. Tarım alanında da farklı yaklaşımlar söz konusu: Yeşiller doğa ve hayvan refahına, sosyal demokratlar ise çiftçilerin konumuna daha çok önem veriyor.
Eski GroenLinks üyesi Judith Sargentini, Yeşillere katılmaktan yana. Nieuwsuur'a konuşan Sargentini, "Bütün yaz orman yangınları gördük, iklim şu an en önemli konu" dedi. Eski PvdA üyesi Paul Tang ise farklı düşünüyor: "Seçim yapmak zorunda kalmamız talihsizlik. Ama seçim yapacaksak, en büyük etkiyi yaratabileceğimiz büyük sosyal demokrat grubu seçmeliyiz."
Referandum ve sonrası
Pro'nun Avrupalı parlamenterleri 2029 seçimlerine kadar iki grupta da aktif kalabilecek. Pro yönetimi, Hollanda'daki iş birliğinin Avrupa'da da ilham kaynağı olmasını umuyor. Ancak diğer Avrupa ülkelerinde bu iki grubun birleşmesine yönelik büyük itirazlar bulunuyor.
Referandum 18-25 Eylül tarihleri arasında yapılacak. Sonuç, Pro'nun sekiz Avrupalı parlamenterinin yarısını hayal kırıklığına uğratsa da büyük bir bölünmeye yol açması beklenmiyor. Parti sözcüsü, "Parlamenterler referandumdan sonra tek bir grup olarak devam edeceklerini biliyor, bu yüzden ilişkileri iyi tutmak istiyorlar" dedi.
Bu haber NOS Politiek kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

VVD lideri Yesilgöz eleştirilerin odağında ama parti yönetimi panik yok diyor
VVD lideri Dilan Yesilgöz artan eleştirilere rağmen parti yönetimi rota değişikliği düşünmüyor; parti içinden gelen baskılara rağmen sakin bir tutum izleniyor.

VVD'de kriz iddialarına parti yönetiminden yanıt
VVD lideri Dilan Yeşilgöz eleştirilerin odağında ve anket sonuçları kötü. Ancak parti yönetimi panik olmadığını, rotayı değiştirmeyi düşünmediğini söylüyor.

Maine'deki Senato seçimi Kongre'nin kontrolünü belirleyebilir
ABD'de ara seçimlerde gözler küçük eyalet Maine'e çevrildi. Cumhuriyetçi Susan Collins ile Demokrat Troy Jackson arasındaki yarış, Senato çoğunluğunu belirleyebilir.

Karremans'ın altyapı planlarına hem övgü hem eleştiri: 'Yarım ducttape çözümü'
Hollanda hükümetinin yeni altyapı projelerini durdurup bakıma kaynak ayırma planına eyaletlerden ve muhalefetten farklı tepkiler geldi; eleştirilerin ortak noktası uzun vadeli vizyon eksikliği.
