UWV'de olası ayrımcılık tartışması: 'Bu bir istisna değil'
UWV'nin yabancı soyadlı kişilere daha sık ve daha yüksek para cezası verdiği iddiaları tartışılıyor. Uzmanlar, ayrımcılığın kurumsal düzeyde ele alınması gerektiğini söylüyor.

AD ve EenVandaag'ın UWV (Hollanda Sosyal Sigortalar Kurumu) bünyesinde ayrımcılık yapıldığına dair haberleri, Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Devlet Komisyonu'nun eski başkanı Joyce Sylvester'ı şaşırtmadı. "Bu bir istisna değil" diyen Sylvester, "Ayrımcılık ve ırkçılık konut sektöründe, iş piyasasında ve sağlık alanında derinlere kök salmış durumda. Devlet de ayrımcılık yapıyor" ifadelerini kullandı.
Medyanın araştırması, UWV'nin Hollandalı olmayan soyadına sahip kişilere yolsuzluk nedeniyle daha sık ve daha yüksek para cezası verdiğine dair bir tablo ortaya koyuyor. Araştırmanın güvenilirliğine dair soru işaretleri bulunsa da, farklı eski ve mevcut çalışanlar iş yerinde kökene dayalı ayrım yapıldığını doğruluyor.
Ortaya çıkan eski bir çalışma belgesinde "başvuru sahibinin menşe ülkesi" yolsuzluk için olası bir risk özelliği olarak yer alıyor. Bu ifadenin üzerinin çizilmiş olması, menşe ülkesinin daha önce dikkate alındığı izlenimini güçlendiriyor. UWV bunun hiçbir zaman çalışma yönteminin bir parçası olmadığını savunurken, yaşanan ayrımcılık için özür diliyor.
Araştırmacılar: Risk profilleri ayrımcılığa yol açıyor
Movisie'de ayrımcılık araştırmacısı olan Hanneke Felten de habere şaşırmadığını belirtiyor. "Zaten bundan korkuyordum" diyen Felten, "Kuruluşlar genellikle sadece önyargılar üzerine bir kurs alıyor ve Diversity Day kutluyor. Bu yeterli değil" değerlendirmesinde bulundu.
Felten'e göre risk profillerinin (yolsuzluk yapanları tespit etmek için kullanılan özellikler listesi) kullanımı, "iyi niyet olsa bile" grupların ayrımcılığa uğramasına daha sık yol açıyor. "Menşe ülkesi" göstergesi bunun açık bir örneği. Ancak "posta kodu" gibi bir özellik de belirli bir kültürel grubun daha sık kontrol edilip cezalandırılmasına neden olabiliyor. Felten, "UWV risk profilleri olmadan da çalışabilir. Zaten bu profillerin sağladığı fayda sınırlı. Çünkü birinin ne zaman yolsuzluk yapacağını tahmin etmek zor" diyor.
Felten'e göre UWV'de işe alım süreçlerinde de ayrımcılık söz konusu. "İşverenler genellikle kendilerine benzeyen birini seçiyor; tüm ülke çapındaki araştırmalarda bunu görüyoruz" diyen Felten, göçmen kökenli olmayan ve şiddet suçundan sabıkası bulunan birinin, göçmen kökenli ve sabıkası olmayan birinden işe alınma şansının daha yüksek olduğunu belirtiyor.
UWV: Dış araştırma 2026'da tamamlanacak
Sylvester, "UWV artık sorumluluğu üstlenmeli" diyor. "Bu şok edici ve kelimelerle anlatılamayacak kadar üzücü, çünkü ayrımcılık insanların hayatını mahvediyor. Ama bu aynı zamanda UWV'nin bununla mücadele etmesi için bir fırsat."
Sylvester'ın başkanlık yaptığı devlet komisyonu geçen yaz dört yılın ardından kapatıldı. Komisyonun mirası, UWV gibi kuruluşların doğrudan ve dolaylı ayrımcılık açısından kendilerini denetlemesini sağlayan ayrımcılık testi oldu. Gümrük idaresi, Merkezi Sürücü Belgesi Kurumu (CBR) ve Çocuk Koruma Kurulu gibi on kadar kuruluş bu testi uyguladı.
"Değişim ancak öz içgörü oluşturarak mümkün olur" diyen Sylvester, "Uzaktan dış bir araştırma yaptırarak değil" şeklinde konuştu.
UWV, denetim görevlilerinin eşit muamelesine yönelik dış bir araştırma yürütüyor. Bir UWV sözcüsü, bu araştırmanın 2026 sonunda tamamlanacağını belirtti. Kuruluş ayrıca Denetim dışında bir başka birimde ayrımcılık testini uygulamaya başlayacak.
Özel görevli profesör ve denetim uzmanı Paulien de Winter, denetim görevlilerinin kuralları insani biçimde uygulamak için alana ihtiyaç duyduğunu söylüyor. "Yanlış durumda bu, ayrımcılığa yol açabilir" diyen De Winter, eskiden denetimin ağırlıklı olarak eski polis memurları ve jandarma görevlileri tarafından yapıldığını vurguluyor. "Onlara sosyal yardım alanların dolandırıcı olduğu öğretilmişti. O dönemde politika buydu."
De Winter'a göre bu algı, on binlerce ebeveynin devlet tarafından haksız yere dolandırıcı olarak gösterildiği sosyal yardım skandalıyla birlikte değişmeye başladı. Bu skandalın telafisi devlete milyarlara mal oldu. "Eski ekolün çalışanları hâlâ görevlerinde oturuyor olabilir" diyen De Winter, bununla özellikle UWV'yi kastetmediğini ekliyor.
Ayrımcılığın UWV kültürünün ne kadar parçası olduğu henüz net değil. Ancak mevcut bilgilere bakıldığında sorunun tek bir çalışan grubunu aştığı görülüyor. De Winter, "Hem suç tespitinde hem de yaptırım uygulamada bir önyargı olduğu anlaşılıyor. Bu farklı çalışan grupları tarafından yapılıyor" diyor. UWV sözcüsü, keyfiliğin önüne geçmek için verilen bir yaptırımın üç kontrolden geçtiğini ekliyor.
Sylvester, "Hepimizin önyargıları var" diyor. "Bunlar ayrımcılığa dönüşüp kurumsal olarak işlediğinde devlet yanlış yapıyor demektir. UWV'nin bunu ele alıp engellemesi gerekiyor." Sylvester, kurumsal ırkçılığın buz dağının altında ne kadarının saklı olduğunu keşfetmenin henüz başında olduğumuzu düşünüyor. "Ne kadar üzücü olsa da bu daha başlangıç."
Bu haber NU.nl Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Schiphol çevresinde elektrik kesintisi tren seferlerini durdurdu
Schiphol Havalimanı çevresinde elektrik kesintisi nedeniyle tren seferleri durdu. Utrecht, Dordrecht ve Venlo'ya seferler iptal edildi.

KPN'de ülke çapında arıza: hastaneler zor ulaşılabilir durumda
KPN ağındaki soğutma sistemi kaynaklı arıza nedeniyle ülke genelinde telefon ve internet hizmetlerinde kesinti yaşanıyor; birçok hastane geçici numaralarla hizmet veriyor.

Amsterdam'daki Dam Meydanı'nda yeni konut protestosu düzenlenecek
Amsterdam'da Dam Meydanı'nda cumartesi günü konut krizi nedeniyle yeni bir protesto yapılacak. Eylem 'evler kâr için değil, insanlar için' sloganıyla gerçekleşecek.

Hollanda'da taşıyıcı annelik yasası neden sürekli erteleniyor?
Hollanda'da taşıyıcı annelikle ilgili yasal düzenleme yıllardır beklenirken, her yıl 30-50 ailenin taşıyıcı anne yardımıyla çocuk sahibi olduğu belirtiliyor. Yasa tasarısı sürekli erteleniyor.
