Yemen'in Taiz kenti Husi kuşatması altında: 'Şehrimiz nefes alamıyor'
Yemen'in üçüncü büyük kenti Taiz, Husi isyancılarının tam kuşatması altında. Tüm ikmal yolları kapalı; BM ve yardım kuruluşları kente ulaşamıyor.

Yemen'in üçüncü büyük kenti Taiz, Husi isyancıları tarafından tamamen kuşatılmış durumda. Kentin tüm ikmal yolları kapatılmış; insanlar ve mallar kente giremiyor ya da kentten çıkamıyor. Stratejik konumu nedeniyle yıllardır çatışan taraflar için önemli bir hedef olan Taiz, Husi isyancıları ile Yemen hükümet güçleri arasında son dönemde yeniden alevlenen savaşın önemli cephelerinden biri haline geldi. Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları kente ulaşamıyor; geçen hafta durumun ciddiyetine dikkat çekmişlerdi.
Kentte yaşayan dört kişi, giderek kötüleşen durumu anlattı. Bir yardım kuruluşunda çalışan Ghada Nabil, "Şehrim açık hava hapishanesine dönüştü. Halk temel ihtiyaçlardan yoksun bırakılıyor. Sürekli bir tehlike var. Burada sistematik bir açlık ve tecrit politikası uygulanıyor" dedi. Nabil, durumun hızla kötüleştiğini belirterek, "Artık sadece hareket özgürlüğünün kısıtlanması değil. Gıda, içme suyu ve yakıt girişi sistematik olarak engelleniyor. Çatışmalar giderek yaklaşıyor. Yerleşim bölgelerine ve sivillere yönelik rastgele atışların sesini, patlamaların, havan topu ateşinin, makineli tüfek takırtısının ve dronların vızıltısını duyuyorum. Bu sesler bize sürekli aktif bir cephe hattında yaşadığımızı hatırlatıyor. Dünyanın bizi unutmasından ve Taiz'in insani bir felakete sürüklenmesinden korkuyorum. Bu kuşatmanın ağırlığı ve uluslararası sessizliğin sağır edici gürültüsü altında eziliyoruz" ifadelerini kullandı.
Muhasebeci Latifa Abdullah ise "Şehrimiz nefes alamıyor. Yaşamak istiyoruz ama attığımız her adımı dikkatle tartmak zorundayız. Kendimizi dünyanın geri kalanından tamamen kopmuş hissediyoruz" diye konuştu. Ödeme gücü olanların kuşatma öncesinde kenti terk ettiğini, gidecek yeri olmayanların ise evlerinde, topraklarında ve daha iyi günlerin anılarında kaldığını söyledi. Abdullah, "Sadece evde, çocuklarım ve ailemle birlikte sokaktaki stresten uzakta kendimi güvencede hissediyorum. Eğitimin ve genel durumun giderek kötüleşmesi karşısında çocuklarımızın geleceğinin ne olacağını merak ediyorum. Umudum bir çözüm bulunması ve Taiz'e giden yolların yeniden açılması. Hayalim, çocuklarımızın barış ve güvenlik içinde, hak ettikleri normal hayatı yaşaması; şu an yaşadığımız korku, baskı ve tükenmişlikten uzak olması" dedi.
Eğitim durdu, temel gıda ve yakıt tükeniyor
Üniversite profesörü Khaled Naggar, üniversitelerin ve okulların kapalı olduğunu, bunun öğrenciler için büyük bir zorluk olduğunu belirtti. Savaşın altyapının hızla çökmesine yol açtığını söyleyen Naggar, "Çöp her yerde sokaklarda. Çatışmalar nedeniyle toplanamıyor çünkü çöp alanlarına ulaşamıyorlar. Sokaktaki çöp miktarı halkın sağlığını etkiliyor. Hastalıklar hızla yayılacak. Temel ihtiyaçlar konusunda endişeliyiz. Un stokları tükeniyor. Panik yaşandı ve insanlar mümkün olduğunca stok yapmaya çalıştı. Un, şeker ve yağ yoğun şekilde istifleniyor. Bu da o ürünlerin markette neredeyse bulunamaması anlamına geliyor. Bulunsa bile fiyatı ödenemiyor. Gıda için yollar açılmazsa önümüzdeki günlerde durumun hızla daha da kötüleşeceğini düşünüyorum. Benzin krizi de büyüyor. Su pompaları için dizel yok, bu nedenle su rezervleri tükeniyor. Dizel eksikliği hastanelerde büyük sorunlara yol açıyor. Birçok hastane acil servisini ve diğer bölümlerini kapatmak zorunda kalacak. Hastaların gereksiz yere ölmesini önlemek için yardıma ihtiyaçları var" diye konuştu.
İnsan hakları aktivisti Weam Adnan, sokakta neredeyse hiç trafik olmadığını çünkü hiçbir yerin güvenli olmadığını söyledi. "Sokağa çıkarsanız bir keskin nişancı ya da bombardıman tarafından vurulabilirsiniz. Sadece askerler savaşmıyor; sıradan sivillerin evleri ve hastaneler de Husiler tarafından saldırıya uğradı. Çatışmaları her gün duyuyoruz ve mahallelere yaklaşan farklı silah türlerini ayırt etmeye başladık" dedi. Adnan, "En büyük endişem Husilerin kente giderek yaklaşması. Burada hoş karşılanmıyorlar. Hayalim bu savaşın Husilerin etkisiz hale getirilmesiyle sona ermesi. Barış istiyoruz ve yeniden inşa sürecine başlamak istiyoruz. Taiz'deki tüm suçlarından dolayı suçluların cezalandırılmasını umuyoruz çünkü şu anda her türlü savaş suçu cezasız kalabiliyor" ifadelerini kullandı.
Bu haber NOS Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Busan'da kurtarılan köpekbalığı bir gün sonra yeniden kanala döndü
Güney Kore'nin Busan kentinde bir kanalda mahsur kalan ve 'Bukangi' adı verilen 3 metre uzunluğundaki köpekbalığı, kurtarıldıktan bir gün sonra kanala geri döndü.

Kyiv ve Moskova karşılıklı yüzlerce dronla saldırdı
Rusya'nın Kyiv'e düzenlediği saldırılarda en az 15 kişi yaralandı, altyapı ve metro hattı zarar gördü. Ukrayna da Moskova'ya 630 dron gönderdi.

Filipinler ile Çin arasında Güney Çin Denizi gerilimi büyüyor
Çin'in Batan Adaları üzerinde hak iddia etmesi ve büyükelçisinin savaşı kazanabileceklerini söylemesiyle Filipinler-Çin hattında tansiyon yükseldi.

Kuzey Kore'den Güney Kore'ye hoparlör uyarısı
Kuzey Kore, sınır boyunca propaganda hoparlörlerinin birkaç gün içinde hazır olacağını duyurdu; Güney Kore'nin gerilimi azaltma politikası zorlanıyor.

