İsviçre'deki otobüs kazasının ardından kemer denetimi tartışılıyor
İsviçre'de 5 kişinin öldüğü tur otobüsü kazasının ardından yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı araştırılıyor. Sektör temsilcileri, kemer denetiminin pratikte mümkün olmadığını söylüyor.

İsviçre'de geçtiğimiz perşembe günü meydana gelen tur otobüsü kazasında 45 kişiden 5'i hayatını kaybederken, diğer yolcular hafif, orta ve ağır yaralandı. Kazanın ardından yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı araştırılıyor.
İsviçre'deki savcı Karel Kohlik, en azından bir grup yolunun kemerinin bağlı olduğunun kesinleştiğini söyledi. Olay yerinde bulunan bir inşaat işçisi ise birçok yolcunun kemer takmadığını iddia etti. Tur otobüslerinde emniyet kemeri takmak zorunlu.
Yolcuların ne kadarnının kemer taktığını tahmin etmek güç. Meering Touringcars'ta operasyon uzmanı olarak çalışan Willem Meering, pratikte bu oranın yaklaşık yarı yarıya olduğunu düşünüyor. "İnsanların kemer takıp takmaması tamamen kendi seçimleri" diyor.
Hollanda genelinde otobüs seferleri düzenleyen Brouwer Tours'tan John Brouwer ise yolcuları seyahat öncesinde ve sırasında kemer takmaları konusunda uyardıklarını belirtiyor. "Ancak bazıları yine de kemer takmıyor. Şoför bunu kontrol edemiyor" diye ekliyor.
Şoförün anlık denetimi pratikte mümkün değil
Brouwer ve Meering'e göre denetim pratikte neredeyse imkânsız. Meering, "Şoför araç kullanırken herkesin kemer takıp takmadığını sürekli kontrol edemez" diyor. Bu durumda sorumluluk büyük ölçüde yolcuya düşüyor.
Ayrıca tur otobüslerinde birçok otomobilde bulunan kemer sensörleri yer almıyor. Dolayısıyla kemer takılmadığında uyarı veren bir sistem bulunmuyor. Brouwer, "Yetişkinlerin bunu kendi isteğiyle yapması gerekiyor. Şoförün o anda böyle bir sorumluluğu kalmıyor" ifadelerini kullanıyor.
Hollanda'da düz yollar nedeniyle ciddi bir otobüs kazası yaşanma olasılığı daha düşük görülüyor; ancak otobüsler otoyolda 80 kilometre hıza çıkabiliyor. Hollanda'daki şehir ve bölge otobüslerinde ise genellikle kemer bulunmuyor ve yolcular seyahat sırasında ayakta durup koridorda yürüyebiliyor.
Yol Güvenliği Bilimsel Araştırma Vakfı'na (SWOV) göre bu bilinçli bir tercih. Yolcuların sık sık inip binmesi nedeniyle şehir ve bölge otobüslerinde kemerler pratik değil. Ayrıca kemer zorunluluğu ayakta yolcu taşınmasını ortadan kaldıracağı için daha az yolcu taşınabileceği belirtiliyor.
Breda Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nden trafik uzmanı Jeroen Weppner, Hollanda'da otobüsün karıştığı kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısının görece düşük olduğunu söylüyor. Weppner'a göre otobüs yolcuları arasında yılda ortalama bir kişi hayatını kaybediyor. Otobüs, tramvay veya trenin karıştığı ciddi kazalarda ise ölümler daha çok diğer yol kullanıcıları arasında yaşanıyor; bu grupta yılda yaklaşık yirmi kişi ölüyor.
Kemer zorunluluğu toplu taşımayı etkileyebilir
Weppner, bölge otobüslerinde genel bir kemer zorunluluğu getirilmesinin toplu taşımayı ciddi biçimde etkileyeceğini düşünüyor. Otoyolda da kullanılan otobüslerde ayakta yolcu taşınamayacağı için çok daha az kişinin taşınabileceğini belirtiyor. Aynı sayıda yolcu için daha fazla otobüs seferi düzenlenmesi gerekirken, toplu taşıma zaten yüksek maliyetli. Weppner'a göre bu durumda daha fazla kişinin otomobile yönelme riski bulunuyor. Kemer zorunluluğu getirilmeme kararı, trafik güvenliği ile toplu taşımanın kalitesi ve kapasitesi arasında bir denge olarak görülüyor.
Meering, bölge otobüslerinin bile ani tehlikeli durumlarla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor: "Trafik sıkışıklığını veya şerit değiştiren araçları düşünün; şoför bir anda sert fren yapmak zorunda kalabilir. O anda koridorda yürümemek gerekir." Weppner da yüksek hızda yapılan acil frenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini kabul ediyor.
Buna karşılık politika yapıcıların sürekli tercihler yapmak zorunda olduğunu hatırlatıyor. Alkol veya uyuşturucu etkisiyle araç kullanmak, direksiyon başında telefonla ilgilenmek gibi başka kaza nedenleri daha fazla can kaybına yol açıyor. Ona göre ciddi otobüs kazaları sarsıcı ama görece nadir olaylar olmaya devam ediyor.
Yaşanan kazaya rağmen her iki taşımacılık şirketi de tur otobüsünün hâlâ en güvenli ulaşım araçları arasında olduğunu vurguluyor. Brouwer, yolcu sayısı ve kat edilen mesafe baz alındığında tur otobüslerinin otomobilden daha güvenli olduğunu belirtiyor. Weppner da bu görüşü destekliyor; araştırmalara göre yalnızca uçak ve tren tur otobüsünden görece daha güvenli.
Meering kazayı "çok üzücü" olarak nitelendiriyor. Brouwer ise böyle ciddi bir kazanın yolcuların kemerin önemi konusunda geçici olarak daha bilinçli olmasına yol açacağını tahmin ediyor: "Milyonlarca kez sorunsuz geçiyor, bir kez aksilik oluyor. Böyle ağır bir kazanın ardından insanlar önümüzdeki altı ay boyunca kemer takmaya daha fazla dikkat eder."
Bu haber NU.nl Binnenland kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Savunma Bakanlığı'nda kadın askere yönelik cinsiyetçi yorumlara disiplin incelemesi
Kadın bir askerin sosyal medyada meslektaşları tarafından cinsiyetçi sözlerle hedef alınması üzerine Savunma Bakanlığı harekete geçti. Bakan Boswijk, ilgili çalışanlarla konuşulacağını ve suç teşkil eden ifadelerde polise başvurulacağını söyledi.

Amsterdamlı sanatçılardan New York'ta 11 Eylül drone anması
Amsterdam merkezli sanat kolektifi DRIFT ve dijital sanatçı Yan Paul Dubbelman, New York'ta 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümü öncesinde 2.977 dronla ışık anması gerçekleştirdi.

Ölen influencer Jade'in ailesi takipçilerden tehdit alıyor
Sosyal medyada yüz binlerce takipçisi olan Jade Kops'un ailesi, kendileriyle iletişim kurmak isteyen bazı takipçilerin tehditlerine maruz kalıyor. Polis önleyici görüşmeler yaptı.

Kustwacht telsiz sistemi arızası giderildi, acil kanal yeniden çalışıyor
Hollanda Sahil Güvenlik'inin telsiz sistemlerinde sabah saatlerinden beri süren arıza sona erdi. Acil hizmet yeniden marifon ve acil kanal üzerinden ulaşılabilir durumda.

