Kanserli çocuklarda hayatta kalma oranı arttı
Hollanda'da kanser olan çocukların hayatta kalma oranı arttı. İyileşen teşhis ve tedavi yöntemleri sayesinde 2010-2014 arasında tanı konan çocukların yüzde 82'si 10 yıl sonra hâlâ hayatta.

Hollanda'da çocuklarda kanser teşhisi konduktan sonra hayatta kalma oranı giderek artıyor. Prinses Máxima Centrum ve Stichting Kinderen Kankervrij (Kika) tarafından açıklanan yeni verilere göre, daha iyi teşhis yöntemleri ve bilimsel araştırmalardaki ilerlemeler bu artışta önemli rol oynuyor. Ayrıca daha az yan etkisi olan etkili tedavilerin geliştirilmesi de hayatta kalma oranını olumlu etkiliyor. Veriler, Çocuk Kanseri Ayı'nın ilk gününde Entegral Kanser Merkezi Nederland (IKNL) tarafından derlenen istatistiklere dayanıyor.
Hollanda'da her yıl 0-18 yaş arası yaklaşık 600 çocuğa kanser teşhisi konuluyor. 2010-2014 yılları arasında kansere yakalanan çocukların yüzde 82'sinden fazlası, tanıdan 10 yıl sonra hâlâ hayatta. Bu oran, 2000-2004 yılları arasında hastalığa yakalanan çocuklarda yüzde 77'nin biraz üzerindeydi.
Akut miyeloid lösemide belirgin iyileşme
Hayatta kalma oranlarındaki artış özellikle bazı kanser türlerinde dikkat çekici. Akut miyeloid lösemi (AML) teşhisi konan çocuklarda hayatta kalma oranı yüzde 57'den yüzde 74'e yükseldi. Beyin tümörü olan çocuklarda da bu oran yüzde 67'den yüzde 80'e çıktı. Uzmanlar, bu iyileşmenin hastalık hakkında daha iyi bilgi sahibi olunması ve bu sayede daha hedefli tedavilerin uygulanmasından kaynaklandığını belirtiyor. Ayrıca, tedaviye bağlı yan etkiler nedeniyle ölen çocuk sayısında da azalma yaşandı ve AML tekrarlayan çocuklar için tedavi yöntemleri iyileştirildi.
Ancak bu olumlu tablo tüm kanser türleri için geçerli değil. Nöroblastom (sinir sisteminde oluşan kötü huylu tümör) teşhisi konan çocukların yüzde 40'ı, tanıdan sonraki 10 yıl içinde hayatını kaybediyor. Beyin sapı kanseri içinse henüz bir tedavi bulunmuyor. Yetkililer, bu hastalıklar için de umut verici gelişmelerin yaşanabilmesi adına araştırmaların sürmesi gerektiğini vurguluyor.
Ölümlerin önlenmesi için araştırma şart
Prinses Máxima Centrum'un genel müdürü Edward Nieuwenhuis, açıklanan rakamları cesaret verici bulduğunu ancak hâlâ her altı çocuktan birinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Nieuwenhuis, "Kötü prognoza sahip her çocuk fazladan bir kayıptır. Bu nedenle araştırmalara ve yenilikçi bakım çözümlerine yatırım yapmaya devam etmeliyiz ki bu kanser türlerine sahip çocuklara gelecekte daha fazla umut sunabilelim" ifadelerini kullandı.
Kika ve Prinses Máxima Centrum, hayatta kalma oranlarını daha da artırmak için bilimsel araştırmaların önemine dikkat çekiyor. Kuruluşlar, hükümetin ve sağlık sigortalarının bilimsel araştırmaları ve klinik deneyleri finanse etmediğini, bu nedenle ek fon sağlanması gerektiğini belirtiyor.
Bu haber NOS Binnenland kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Milou'nun Ailesinden Ötenazi Tartışmasında Psikiyatriste Sert Tepki
17 yaşındaki Milou Verhoof'un ötenazi sonrası ailesi, 14 doktorun imzaladığı mektup nedeniyle psikiyatrist Jim van Os'un özrünü yeterli bulmadı.

Kanseri yenen çocukların oranı artıyor, iyileşme eşit değil
Hollanda'da 2010-2014 arasında kansere yakalanan çocukların yüzde 83,2'si 10 yıl sonra hayatta. Oran 2000-2004'te yüzde 77,1'ken iyileşme özellikle bazı kanser türlerinde görülüyor.

Breda'lı öğrencilerin hastalığı büyük ihtimalle norovirüs
Breda'daki üniversite öğrencilerinin Belçika'daki tanışma kampında rahatsızlanmasına büyük olasılıkla norovirüs neden oldu. İlk testlerde virüs tespit edildi.

Psikiyatrist Van Os, ötanaziyle ölen gencin ailesinden özür diledi
Psikiyatrist Jim van Os, ötanaziyle hayatını kaybeden 17 yaşındaki Milou'nun ailesine 2024'te özür dilediğini açıkladı.
