PISA araştırması: Hollandalı çocukların okuma becerisi endişe veriyor
PISA araştırmasına göre Hollandalı on beş yaşındakilerin yüzde 39'u topluma katılmak için gereken düzeyde okuyup yazamıyor. Uzmanlar ailelere okumayı sevdirme çağrısı yapıyor.

Dün yayımlanan PISA araştırması, Hollandalı çocukların okuma becerisi konusundaki endişeleri doğruladı. Araştırmaya göre Hollanda'daki on beş yaşındaki gençlerin yüzde 39'u, topluma katılabilmek için gereken düzeyde okuyup yazamıyor.
Gençlik edebiyatı uzmanı Anne Kool, okuma becerisindeki düşüşün nedenini söylemenin zor olduğunu belirtiyor. Kool'a göre bu durum, okumaya karşı direnç, dijital gelişmeler ve çocukların evde okumaya daha az ilgi gösterilmesi gibi etkenlerin birleşiminden kaynaklanıyor.
Stichting Lezen'den Barbara Wormgoor ise çocuğun dikkati için sürekli bir mücadele yaşandığını söylüyor. Wormgoor, diğer hobiler için de zaman ayrılması gerektiğini, günümüzde ekranların ve sosyal medyanın giderek arttığını, bunun da okumaya ayrılan dikkati azalttığını ifade ediyor.
Wormgoor'a göre fırsat eşitsizliği de bu tabloda rol oynuyor. Ailelerin okuma konusunda daha az bilgi sahibi olması durumunda bunu çocuklarına aktaramadığını belirtiyor. Eğitim alanında da okumaya her zaman yeterince zaman ayrılamıyor. Wormgoor, öğretmenlerin bunun için her zaman yeterli zamanı olmadığını ya da okuma eğitimini derste nasıl iyi biçimde vereceklerini bilemediklerini söylüyor. Kool ise bu nedenle okumaya yeterince yer ayrılmasının ve tarih ile coğrafya gibi derslerde de okumanın gündeme gelmesinin önemli olduğunu vurguluyor.
Ailelere öneriler
Kool, ailelerin çocuklarına evde okumayı tanıtmasının da önemli olduğunu söylüyor. Okuma yeteneğinde doğuştan gelen bir yatkınlığın rol oynadığını, ancak ne kadar çok okunursa o kadar iyi olunduğunu belirtiyor. Kool'a göre çocuklara ilgi duydukları konulara uygun şeyler okutmak işe yarıyor. Çocukların mutlaka bir şeye ilgi duyduğunu, bu nedenle ona uygun bir okuma seçilmesi gerektiğini ifade ediyor. Çocukların okudukları kişiyle kendilerini özdeşleştirebilmesi durumunda konunun daha çok ilgilerini çektiğini ve daha fazla okumak istediklerini anlatıyor. Bir çocuk okumaya başladığında başka konulardaki kitaplara da yönelme olasılığının arttığını ekliyor.
Kool, ailelerin iyi örnek olmasının da altını çiziyor. Örneğin kahvaltıda birlikte Donald Duck dergisinin okunabileceğini söylüyor. Böyle bir derginin çocukların okumayla hafif bir biçimde tanışmasını sağladığını ve okumayı sevmeleri olasılığını artırdığını belirtiyor.
Çocuklar okumayla çok erken yaşta tanışabiliyor. Wormgoor'a göre buna doğumdan önce bile başlanabilir. Hamilelik döneminde bebekle konuşmaya başlanabileceğini, bunun çocuğun kelime dağarcığını şimdiden genişlettiğini söylüyor. Ardından hızla sesli okumaya başlanması gerektiğini belirten Wormgoor, bunun kelime dağarcığı üzerinde büyük etkisi olabileceğini, çocukların bu sayede dil gelişiminde ileride çok işlerine yarayacak bir avantaj elde ettiğini ifade ediyor.
Okumak eğlenceli olmalı
İlkokullar için ders programları hazırlayan De Schoolschrijver vakfından Charlotte Buiskool, ailelere okumayı öncelikle eğlenceli hale getirmelerini öneriyor. Buiskool, bir ebeveynin okuma konusunda en fazla bilgiye sahip olması gerekmediğini, yeter ki okumanın eğlenceli olduğunu göstermesini söylüyor. Kendisinin okuması, sesli okuması ve çocuklarla kitap ile hikâyeler hakkında konuşması gerektiğini belirtiyor. Buiskool, kendisi hiç kitap kurdu olmayanların bile çocuğuyla arabada ya da markete giderken birlikte hikâye uydurmasını öneriyor. Bu sayede çocukların hikâyelerin ne kadar eğlenceli olduğunu deneyimlediğini ve başka hikâyelere ile kitaplara yönelik meraklarının oyun yoluyla tetiklendiğini anlatıyor.
Wormgoor da okumada keyif almanın önemini vurguluyor. Okumanın değer görmesi gerektiğini, eğlenceli ve olumlu tutulması gerektiğini söylüyor. Ayrıca okumaya başlamanın ve bunun günün bir parçası haline gelmesinin önemine işaret ediyor.
Bu haber NU.nl Binnenland kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Öğretmenlerden 9/11 komplo teorileriyle ilgili deneyimlerini paylaşmaları istendi
NU.nl, 11 Eylül saldırılarının 25. yılında öğretmenlerin derste komplo teorileriyle nasıl başa çıktığını araştırıyor.

Magister güncellemesi öğrencileri isyan ettirdi
Okul uygulaması Magister'ın yeni güncellemesi, öğrencilerin dersleri kaçırmasına ve yanlış absent kayıtlarına yol açıyor. Öğrenciler uygulamayı şikayet yağmuruna tuttu.

Gençlerin okuma becerisi neden her yıl düşüyor? 'Çok başlı canavar'
PISA 2025 sonuçlarına göre Hollandalı 15 yaşındakilerin okuma becerisi yine düştü. Uzmanlar nedenleri ve çözüm yollarını anlattı.

Okuma krizi geniş bir yaklaşım gerektiriyor: 'Neden kimse bilgiden bahsetmiyor?'
Hollanda'da okuma becerilerindeki düşüş, uzmanlara göre yalnızca okulda alınacak önlemlerle çözülemez; bilgi birikimi ve evdeki okuma alışkanlıkları da kritik rol oynuyor.

