Gençlerin okuma becerisi neden her yıl düşüyor? 'Çok başlı canavar'
PISA 2025 sonuçlarına göre Hollandalı 15 yaşındakilerin okuma becerisi yine düştü. Uzmanlar nedenleri ve çözüm yollarını anlattı.

Hollanda'da gençlerin okuma becerisi, kütüphanelerin ve bilgi merkezlerinin çabalarına, hükümetin mali desteklerine ve soruna yönelik artan ilgiye rağmen iyileşmiyor. Son iki raporda olduğu gibi, 2025 PISA araştırması da Hollandalı 15 yaşındakilerin okuma becerisinin yeniden düştüğünü gösteriyor.
Gençlerin büyük bir bölümü zayıf okuma becerisine sahip ve ortaokuldan düşük okuryazarlıkla ayrılma riski taşıyor. Özellikle mesleki eğitim (vmbo) öğrencilerinde okuma becerisi yetersiz. Bu durum, sorunun neden kaynaklandığı ve nasıl çözülebileceği sorusunu gündeme getiriyor.
Dijital dikkat dağıtıcılar ve azalan okuma süresi
Stichting Lezen bilgi ve uzmanlık merkezinden Barbara Wormgoor, okuma becerisindeki düşüşün birden fazla nedeni olduğunu söylüyor: "Bu çok başlı bir canavar, bir faktör kokteyli. Bunlardan biri, giderek daha az ve daha kısa süre okunması. 12 ila 25 yaş aralığında okumada sıklıkla bir düşüş görüyoruz. Her yerde dikkat çekmek isteyen rakipler var."
Wormgoor, gençlerin okumayla rekabet eden neredeyse sınırsız bir aktivite yelpazesine sahip olduğunu belirtiyor: spordan alışverişe, oyunlardan yayın hizmetlerine ve sosyal medyaya kadar. Buna ek olarak ChatGPT gibi yapay zeka programlarının da gençler tarafından metinleri özetlemek için kullanıldığını ifade ediyor.
Gençler arasındaki okuma kültürü üzerine bir kitabın yazarı ve üniversite öğretim üyesi Jeroen Dera da gençlerin dikkati için verilen rekabete dikkat çekiyor: "Aslında daha fazla kitap okumak isteyen çok sayıda genç var, ancak oyunlar ve uygulamalar sürekli olarak onların dikkatini talep ediyor."
Eşitsizlik artıyor: 'Okuryazar elit' uyarısı
Wormgoor'a göre endişe verici olan yalnızca gençlerin daha kötü okuması değil, aynı zamanda gruplar arasındaki farkların büyümesi. "Bir grup genç okuyucu olarak iyi gelişirken, diğer grup giderek daha da geride kalma riskiyle karşı karşıya" diyor. Her çocuğun eğitime aynı fırsatlarla başlamadığına işaret eden Wormgoor, bazı çocukların evde kitaplarla ve okumayla daha çok iç içe büyüdüğünü, bazılarının ise daha az bu imkana sahip olduğunu vurguluyor. Bu nedenle okullar ve kütüphaneler gibi olanakların önemli olduğunu söylüyor.
Dera da aynı gelişmeleri görüyor ve bir "okuryazar elit"in oluşmasına karşı uyarıyor. Bu durumda giderek daha küçük bir grup güçlü okuma ve bilgi becerilerine sahip olurken, daha büyük bir grup karmaşık metinleri anlamakta ve değerlendirmekte zorlanıyor.
Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığı, genellikle PISA gibi endişe verici bir raporun ardından durumu düzeltmek için sık sık planlar açıklıyor. Devlet Sekreteri Tielen de sonbaharda temel becerilere odaklanan bir eylem planıyla geleceğini duyurdu.
Çözüm için eğitim sisteminde değişiklik şart
Hem Stichting Lezen hem de Tielen, okuma becerisini geliştirmeyi "uzun soluklu bir mesele" olarak nitelendiriyor. Wormgoor ve Dera'ya göre okuma sorununun tek bir çözümü yok. İkisi de okulların rolüne dikkat çekiyor; okuma eğitiminde hâlâ büyük farklılıklar bulunuyor. Okumaya ve okuma teşvikine çok önem veren okullar olduğu gibi, okuma eğitiminin daha az olduğu okullar da var.
İyileştirme sorumluluğunun hükümette olduğunu söyleyen Dera, "Okullar okuma politikalarına göre de değerlendirilmeli, örneğin okuma teşviki ve okuldaki kütüphane gibi konularda" diyor. Ona göre bu, Hollanda kültürüne henüz yeterince yerleşmiş değil. Dera ayrıca öğretmenlerin (çocuk) kitapları ve okuma eğitimi konusunda düzenli olarak hizmet içi eğitim alması gerektiğini belirtiyor. Hangi kitapların öğrencilere sunulduğu ve öğretmenlerin bunları nasıl ele aldığı okula, hatta sınıfa göre değişiyor.
Wormgoor, öğretmenlerin sorun olmadığını ancak çözümün çok önemli bir parçası olduklarını vurguluyor. Ona göre hükümete, okullara, kütüphanelere ve diğer paydaşlara da görev düşüyor: "Düşük okuma becerisi tüm toplumun sorunu."
İki uzman da gençlerin okuma becerisini artırmak için okulda olup bitenlerin ötesine bakılması gerektiği görüşünde. Dera, insanların kütüphaneye gitmeye teşvik edildiğini ancak herkesin bunu yapmadığını, "kitapları gerçekten insanlara götürmek" gerektiğini söylüyor. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Amerikalı şarkıcı Dolly Parton'ın, aileleri kitapları ödeyemeyen çocuklara ücretsiz kitap sağlayan vakfına atıfta bulunan Dera, bunun devlet desteğiyle de yapılabileceğini ve sorunun bir bölümünü çözebileceğini düşünüyor.
Bu haber NOS Binnenland kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Okuma krizi geniş bir yaklaşım gerektiriyor: 'Neden kimse bilgiden bahsetmiyor?'
Hollanda'da okuma becerilerindeki düşüş, uzmanlara göre yalnızca okulda alınacak önlemlerle çözülemez; bilgi birikimi ve evdeki okuma alışkanlıkları da kritik rol oynuyor.

Gouda'daki okulda eşofman ve spor kıyafeti yasağı
Gouda'daki De Goudse Waarden ortaokulu, eşofman, jogging pantolonu ve futbol forması gibi spor kıyafetlerini yasakladı. Okul yönetimi bu kıyafetleri 'koltuk kıyafeti' olarak nitelendirirken, öğrenciler ve veliler arasında tartışma yarattı.

Hollandalı 15 yaşındakilerin yüzde 40'ı yeterince okuyamıyor
Uluslararası PISA araştırmasına göre Hollandalı 15 yaşındakilerin yüzde 40'a yakını iyi okuyamıyor ve bu durum düşük okuryazarlık riski doğuruyor.

Hollandalı gençlerin okuma becerisi yeniden düştü: 'endişe verici rakamlar'
PISA 2025 araştırmasına göre Hollandalı 15 yaşındakilerin yüzde 39'u okulda ve toplumda yeterince işlev göremeyecek düzeyde okuma becerisine sahip.

