AfD e-postalarında yasa dışı bağış ve aşırı sağ tartışması
Almanya'da AfD'nin hacklenen e-postaları, partinin iç işleyişini ve yasa dışı bağış iddialarını ortaya koydu. Parti lideri Weidel'in aşırı sağcı üyelere karşı tutumu da belgelerde yer alıyor.

Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin çok sayıda e-posta hesabının hacklenmesiyle ortaya çıkan 281 gigabaytlık veri tabanı, partinin iç işleyişine ve tartışmalı konulara ışık tutuyor. 421 bin 326 e-postanın yer aldığı belgeler arasında parti lideri Alice Weidel'in yazışmaları da bulunuyor. Alman basını, şimdiye kadar incelenen ve doğrulanabilen e-postalardaki bilgileri aktardı.
E-postalar, 2017 yılında AfD'ye yapılan yasa dışı bağışlarla ilgili iddiaları gündeme getiriyor. İsviçreli bir ilaç firması sahibinin, bir aracı üzerinden ve AB dışından 132 bin euroluk bağışı parçalar halinde yaptığı belirtiliyor. Weidel, o dönemde bağışlardan haberdar olmadığını savunmuştu. Ancak Tagesschau ve Süddeutsche Zeitung'un haberine göre, ele geçirilen e-postalar Weidel'in bağışlardan haberdar olduğunu gösteriyor. Weidel, e-postalarda sosyal medya kampanyaları için yapılacak bağışlardan söz ediyor. Alman Savcılığı, 2021'de delil yetersizliği nedeniyle soruşturmayı askıya almıştı. Yeni belgelerle soruşturmanın yeniden başlatılabileceği belirtiliyor.
Weidel'in parti içi aşırılık endişeleri
Aynı döneme ait e-postalar, Weidel'in parti içindeki aşırılık konusundaki endişelerini de yansıtıyor. Welt ve Focus'un aktardığına göre Weidel, 2015'te Pegida ve aşırı sağcı NPD ile bağlantılar nedeniyle batıdaki merkez seçmende kayıp yaşadıklarını yazmış. Bir yıl sonra ise AfD'nin "rahatsız üyelerden" uzaklaşmadığını belirterek "büyükbabalarımız mezarlarında ters dönerdi" ifadesini kullanmış.
Weidel, Thüringen eyaletinde AfD'nin radikal kanadının önde gelen isimlerinden Björn Höcke'nin "Afrikalı üreme" ve "Avrupalı kendini inkâr edenler" gibi sözlerini "çok sorunlu ve ırkçı" olarak nitelendirmiş. Höcke'nin Holokost anıtına yönelik eleştirilerini ve Nazi terminolojisi kullanmasını da kınamış. Bugün ise Weidel'in Höcke ve çevresindeki radikal kanatla iyi ilişkiler içinde olduğu, bu kanadın parti içinde yıllardır güç kazandığı belirtiliyor.
E-postalar ayrıca partinin aşırı sağcı ve neonazi eğilimli üyelere karşı tutumunu da gözler önüne seriyor. Weidel'in geçmişte kendisine hakaret eden Maximilian Kneller'i partiden ihraç etmek istediği ancak bunu başaramadığı, Kneller'in geçen yıl parti yönetimine girdiği kaydediliyor. Bir başka e-posta zincirinde, 2025 yılında bir parti standında Nazi bayrakları satmak isteyen bir üyenin ihraç edildiği, ancak bunun bu olay nedeniyle değil, aidat borçları yüzünden gerçekleştiği belirtiliyor. 2019'da Holokost kurbanlarının sayısını gerçekçi bulmayan bir üyenin ise sadece uyarıldığı ve ihraç sürecinin askıya alındığı, üyenin 2023'te ölmesi nedeniyle partiden hiç atılmadığı aktarılıyor.
Parti yasağı tartışması yeniden alevlendi
Hack olayı, AfD'nin yasaklanması tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Alman güvenlik servisinin bu tür e-postaları kendisinin hacklemesine izin verilmiyor, ancak hukukçulara göre başkaları tarafından hacklenen bu e-postaları kullanabilir. Olası bir yasak sürecinde e-postalar, parti yönetiminin parti içindeki aşırılıktan haberdar olduğunu ancak bununla yeterince mücadele etmediğini kanıtlayabilir. Öte yandan belgeler, parti yönetiminin aşırıcı isimlere karşı harekete geçmeye çalıştığını da gösterdiği için partiyi rahatlatabilir.
Hackin arkasında anonim bir Amerikan kolektifi bulunuyor. Kolektifin Ukrayna doğumlu bir üyesi, Die Zeit gazetesine yaptığı açıklamada amaçlarının yolsuzluğu ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Hackere göre Alman devleti, AfD'den çekindiği için yasak sürecini başlatmıyor.
AfD, hack saldırısını doğruladı ancak içerikle ilgili sorulara yanıt vermedi. Parti, sızdırılan verileri kullananların suçu meşrulaştırdığını savunuyor ve tüm e-postaların gerçek olmayabileceğini belirtiyor. Sızıntının parti üyeleri için ciddi sonuçları olabilir. Belgeler arasında AfD üyelerinin pasaport kopyaları ve üye listeleri de bulunuyor. Bu durum, partinin gizli üyelerinin kimliklerini açığa çıkarabilir.
Hackin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen e-postaların yalnızca küçük bir bölümü incelenebildi. Tüm e-postaların incelenip değerlendirilmesinin aylar sürebileceği belirtiliyor.
Bu haber NOS Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Meclis, özel sperm bağışına yasal sınır istedi
Tweede Kamer, özel alanda sperm bağışına yasal sınır getirilip getirilemeyeceğinin araştırılmasını istedi; sağlık bakanı Hermans'tan inceleme bekleniyor.

Pro ve CDA'den trafik cezaları için yeni teklif
Pro ve CDA milletvekilleri, tehlikeli sürüşlere daha yüksek ceza, küçük ihlallere ise daha hafif yaptırım getiren bir öneri hazırladı.

Bütçe görüşmeleri yeniden başladı, kabine iki taraftan baskı altında
Hollanda kabinesi, 2027 bütçesini parlamentodan geçirmek için yedi muhalefet partisiyle görüşmelere yeniden başladı. Sol ve sağ partilerin talepleri arasında sıkışan kabine, en az iki partinin desteğine ihtiyaç duyuyor.

Kabine muhalefetle vergi planı görüşmelerine yeniden başladı
Hollanda hükümeti, gelecek yılın vergi planı için muhalefet partileriyle görüşmelere yeniden başladı; ilk günün ardından destek henüz sağlanamadı.

