Berlin'de Sol Parti, 240 bin konutu kamulaştırmayı planlıyor
Berlin eyalet seçimlerini kazanan Sol Parti, üç binden fazla konuta sahip büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılmasını vaat ediyor.

Berlin'de sosyalist Sol Parti (Die Linke), geçen hafta yapılan eyalet seçimlerini kazanarak eyalet tarihinde ilk kez belediye başkanlığını almayı hedefliyor. Parti, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile koalisyon kurma hazırlığı yapıyor. Sol Parti'nin seçim kampanyasının merkezinde yüksek kiralara karşı büyük emlak şirketlerinin kamulaştırılması vaadi vardı.
Partinin planına göre 3 binden fazla konuta sahip şirketler şehrin kontrolüne geçirilecek. Toplamda 240 bin konutun yeni bir organizasyon çatısı altında toplanması öngörülüyor. Mevcut sosyal konutlarla birlikte şehir, kiralık konut piyasasının yüzde 30'una hâkim olacak. Kâr amacı ortadan kalkacağı için kiraların dondurulması, hatta düşürülmesi bekleniyor. Bu durum mahalle ortalamasına göre belirlenen kira endeksine bağlı sözleşmeler nedeniyle özel kiralık sektörü de etkileyecek.
Sol Parti, kamulaştırılacak şirketlere piyasa değerinin çok altında tazminat ödemeyi planlıyor. Berlin Sayıştayı bunu mümkün görmekle birlikte ciddi hukuki risklere dikkat çekiyor. Parti maliyeti 10 ila 17 milyar euro arasında tahmin ediyor. Bu tutarın onlarca yıl boyunca kira gelirleriyle geri ödenmesi amaçlanan kredilerle karşılanması öngörülüyor.
Kiracılar kamulaştırmayı umutla bekliyor
Nüfusun yüzde 84'ünün kiracı olduğu Berlin'de birçok seçmenin Sol Parti'ye oy vermesinin nedeni bu vaat oldu. Kreuzberg semtindeki dairesinde yaşayan Daniel Ahl, "Uzun sürecek ama umutluyum" diyor. Ahl'ın dairesinde elektrik kesintisi yaşanıyor. "2019'dan beri burada yaşıyorum ve bu altıncı kesinti" diye konuşuyor.
Ahl, 130 bin konutla Berlin'in en büyük kiralık konut sahibi olan Vonovia'da kiracı. Şirketten memnun olmadığını belirten Ahl, "Çürük boruları değiştirmek yerine sızıntıyı öyle bırakıyorlar ki sonunda kiracı için bir sigorta sorunu haline geliyor" diyor. Çok uluslu şirkete ulaşmanın neredeyse imkânsız olduğunu söyleyen Ahl, kamulaştırma sonrası evinin onarılmasını bekliyor. "Şirket geçen yıl hissedarlara 1 milyar euro temettü dağıttı. Bu para kiracılara harcansa daha iyi olurdu" ifadelerini kullanıyor. Ahl, kiracıları küflü evlerde oturmaya mecbur bıraktığı için şirketin "insan haklarını ihlal ettiğini" savunarak kamulaştırmayı radikal bulmuyor.
Ekonomistler ve siyasetçilerden eleştiri
Ekonomistler plana şüpheyle yaklaşıyor. Düşünce kuruluşu DIW'den konut piyasası araştırmacısı Konstantin Kholodilin, girişimi pahalı ve riskli buluyor. Maliyeti 50 milyar euro civarında tahmin eden Kholodilin, "Kiraları düşürmek isterseniz kredinin geri ödenip ödenemeyeceği belirsiz" diyor. Şehrin garanti vermek zorunda kalacağını, bunun da faturayı vatandaşa çıkarabileceğini belirten Kholodilin, planın yatırımcıları caydıracağını da söylüyor. "Berlin'in yılda 20 bin yeni konuta ihtiyacı var. Kamulaştırmayla tek bir konut bile artmıyor, sadece bir borç dağı ortaya çıkıyor" diye ekliyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin seçimlerinden bir gün sonra kamulaştırmaları federal düzeyde engellemek istediğini açıkladı. Sol Parti'nin koalisyon kurmak istediği SPD de plana karşı. Sosyal demokratlar için bu konu koalisyon müzakerelerinde kırılma noktası olarak görülüyor.
Koalisyon kurulmasının önündeki bir diğer engel ise parti içindeki antisemitizm tartışmaları. Muhaliflerin antisemitik bulduğu "İsrail ordusuna ölüm" ve "yallah, yallah, intifada" gibi ifadeler partiyi zorluyor. Alman siyasetinde ve medyasında antisemitizmin çok geniş bir tanımı kullanılıyor ve bu tanım İsrail eleştirisini de kapsıyor. SPD ve Yeşiller'den politikacılar Sol Parti'nin parti içindeki antisemitizmle mücadele etmesini istiyor. Parti yönetimi bu süreçte bazı üyeleri görevden uzaklaştırdı.
Kamulaştırma fikrinin uzun bir geçmişi var. Yüzyılın başında dönemin sol hükümeti mali sıkıntı nedeniyle binlerce konutu satmıştı; bir avuç şirket bu sayede kiralık konut piyasasının bir bölümünü tek seferde ele geçirdi. 2021'de yapılan referandumda Berlinlilerin çoğunluğu bu şirketlerin kamulaştırılması yönünde oy verdi ancak karar uygulanmadı. Berlin Kiracılar Derneği'nden Sebastian Bartels, planın uygulanabilirliğine şüpheyle bakıyor ve alternatifler öneriyor: "Özel kiralık konut sahiplerini konutlarının bir bölümünü sosyal kiralık olarak vermeye zorlamak düşünülebilir." Bartels, kural ihlalleriyle mücadele için daha fazla personele ihtiyaç olduğunu da belirtiyor: "Kiralama kurallarına sayısız ihlal görüyoruz ama bunlara müdahale edilmiyor."
Kiracı Daniel Ahl'in önceliği ise evinin yeniden oturulabilir hale gelmesi. İki gün içinde bir teknisyen gelecek; o zamana kadar karanlıkta oturuyor. Ahl bir yandan da bir sonraki kira artışını endişeyle bekliyor. "Taşınmak seçenek değil, o zaman şehrin kenarına gitmem gerekir. Ama bu semt benim evim" diyor.
Bu haber NOS Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tata Steel ile hükümet sürdürülebilirlik anlaşmasını erteledi
Tata Steel, hükümet ve Noord-Holland eyaleti, çelik fabrikasının sürdürülebilirliğine yönelik anlaşmanın son teslim tarihini 1 Mart 2027'ye erteledi.

Orta segment kiralık konut sıkıntısı piyasayı sıkıştırıyor
Hollanda'da orta segment kiralık konut arzı daralıyor; uzmanlara göre bu durum konut piyasasındaki geçişi zorlaştırıyor ve yeni konut planları yeterli olmayabilir.

Genç işe alımları Hollanda iş piyasasında hızla düşüyor
Randstad'a göre genç ve başlangıç seviyesi işe alımlar Hollanda iş piyasasında 2022'deki zirveden bu yana yüzde 30'dan fazla azaldı.

Benzin fiyatı rekor kırmaya devam ediyor: 2,73 euroya yükseldi
Hollanda'da benzinin tavsiye edilen litre fiyatı 2,727 euroya çıktı. Orta Doğu'daki savaş öncesine göre fiyat yaklaşık yarım euro daha yüksek.

