Çin rekabeti Hollanda sanayisinde etkisini artırıyor
Alman sanayi kuruluşu DIHK'nin verilerine göre Çin'den gelen rekabet baskısı artıyor. RaboResearch araştırması, Hollanda sanayisinin de bu baskıyı hissettiğini ortaya koyuyor.

Alman Sanayi ve Ticaret Odası DIHK'nin verilerine göre Alman sanayi şirketlerinin yaklaşık yüzde 83'ü Çin'den gelen rekabet baskısını eskisinden daha fazla hissediyor. Bu oran geçen yıl yüzde 75 seviyesindeydi.
Almanya bu konuda yalnız değil. Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Litvanya bu yılın başlarında AB'yi Çin'den gelen ürünlere karşı daha sert önlemler almaya çağırmıştı. Çin her yıl giderek daha fazla ürün ihraç ediyor ve geçen yıl yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık rekor ticaret fazlası elde etti.
Çin uzun yıllardır Avrupa'ya ucuz ürün sağlıyor. Bu duruma karşı önlemler de alındı; örneğin AB dışından gelen küçük paketlere ek vergi getirildi. Ancak Çin rekabeti artık giyim, oyuncak ve diğer tüketim ürünlerinin ötesine geçmiş durumda.
RaboResearch araştırmasına göre Hollandalı şirketler de sanayide Çin rekabetiyle giderek daha fazla karşılaşıyor. Bu alanlar arasında elektronik, bataryalar, güneş panelleri ve kimyasal ürünler yer alıyor.
İki yönlü bir durum
RaboResearch ekonomisti Lize Nauta'ya göre bu durumun iki yüzü var. Nauta, "Çin, Hollanda'da bu ucuz ürünlere erişmemizi sağlıyor. Ancak Hollanda ürünlerinin piyasadan çekilmesi işin diğer yüzü" diyor.
Kimyasal sanayi bunun bir örneği. Hollanda Çin'den pvc, lastik eldiven, hammadde ve diğer kimyasal ürünleri alıyor. Bunlar Hollanda'da üretilen çeşitli ürünlerde kullanılıyor.
Böylece Hollandalı ve Avrupalı şirketler üretimleri için Çinli tedarikçilere bağımlı hale gelebiliyor. RaboResearch araştırmacısı Wouter Remmen, "Çin ürünlerinin payının artması, Avrupa sanayisinin otomatik olarak zarar gördüğü anlamına gelmez" diyor. Remmen'e göre asıl sorun, yerli üretimin kaybolması ve tedarikin giderek tek bir ülkeden sağlanması durumunda ortaya çıkıyor.
Bağımlılık riski
Bu durum yalnızca Hollanda üretimini değil, fabrikalara yapılan teslimatları da etkiliyor. Bilimsel Araştırma ve Hükümet Politikası Konseyi (WRR), Çin'e bağımlılığın başka riskler de taşıdığı uyarısında bulunuyor. Çin ile Avrupa arasında bir çatışma çıkması halinde Pekin bu ekonomik gücü baskı aracı olarak kullanabilir.
Remmen, "Çin kimyasal ürün göndermeyi durdurmaya karar verirse bunun büyük etkisi olabilir" diyor. Bu tür durumlarda şirketlerin başka tedarikçi araması gerekiyor. Alternatif tedarikçiler daha pahalı olabilir ya da yeterli kapasiteye hemen sahip olmayabilir.
RaboResearch, bağımlılığın kolayca azaltılamayacaı konusunda uyarıyor. Çin, Avrupa'da bulunması zor olan bazı hammadde ve ürünler için önemli bir kaynak.
Nauta, "Çin, şu anda Avrupa'da alternatifi zor bulunan hammadde ve ürünler ihraç ediyor. Bu nedenle şu an Çin'siz kalamayız" diyor.
Bu haber NU.nl Algemeen kaynağındaki bilgiler derlenerek Hollanda Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Hollanda, Çin rekabetinin baskısını sanayide hissediyor
RaboResearch araştırmasına göre Hollanda iş dünyası elektronik, batarya ve kimyasallarda artan Çin rekabetiyle karşı karşıya; uzmanlar bağımlılık riskine dikkat çekiyor.

ACM: Arriva'nın Paris'e tren seferlerine ilke olarak izin var
Hollanda tüketici ve pazar otoritesi ACM, Arriva'nın Paris'e açık erişimli tren seferi başvurusunun ilke olarak izin verilebilir olduğunu açıkladı.

Italo, 5 yıl içinde Hollanda'ya tren seferi başlatmayı hedefliyor
İtalyan demiryolu şirketi Italo, Almanya'da 2028'de başlayacağı yüksek hızlı tren seferlerini 2030-2031'de Hollanda ve Belçika'ya genişletmeyi planlıyor.

İşverenler toplu pazarlıkta ücretten çok verimliliğe odaklanmak istiyor
Hollandalı işveren örgütleri toplu iş sözleşmelerinde ücret artışı yerine eğitim, yapay zeka ve verimliliğe yatırım istiyor. Sendika CNV ise yüzde 3 ile 5,5 arasında zam talep edeceğini açıkladı.

